Anasayfa > Şehir Hatları > Şehir Kültürü

Şehir Kültürü

11 Eylül 2014  |  3 yorum  |  Zeynep Tokmak

Bir köprüde karşılaşmış iki inatçı yaka!

Tüm dünyada toplam 7 kıta var, 2’sinin tam ortasındayız çok şükür.

Bir köprüde karşılaşmış iki inatçı yaka!

İlkokulda anlatılan ve asla dilimizin dönmediği jeopolitik konum dedikleri şey, çoğumuz için sadece “karşı” taraf. Kim kimin karşısı henüz karar veremedik ama herkesin kıtası kendine güzel İstanbul’da. 

Ben Anadolu çocuğuyum, yanlış anlaşılmasın demogoji yapmıyorum, İstanbul’un Anadolu yakasında ikamet ediyorum. Karşının taksisiyim ben, Pendik’ten Kadıköy’e, Bağdat Caddesi’nden Anadolu Hisarı'na kadar her yere hakimim. Kişisel zevkim gereği geçtiğim her yolu takip ederim, hafızama kazırım, iş çıkışı saatlerinde “karşıya” geçecekseniz, Üsküdar üzerinden, Altunizade, oradan da Nakkaştepe sırtından köprü ayağına çıkan yolu tavsiye ederim. Moda’ya indiğimde kendimi tatil yöresinde yaşıyormuş gibi hissederim, Şaşkınbakkal’da zaten bizim mahallenin afacan çocuğuyum, bedava dondurma alabiliyorum. Avrupa yakasından dönerken, köprünün son sallantısını da atlattıktan sonra istisnasız her seferinde güven duygusu kaplar içimi. Eve geldim huzuru, buradan itibaren artık başıma hiçbir şey gelmez güveni. Her sokağını, kedisini köpeğini biliyorum, olmadı onlar yardımcı olur bana başım sıkışırsa. Sanmayın ki Avrupa yakasına tepkiliyim, sadece çok tutkulu yaşanan aşkların bir süre sonra vücutta bıraktığı metal yorgunluğu gibi. Çok mu hoyrat davrandı bana? Yoo, herkes kadar ama ben güveni tercih ettiğimden koşuyorum Anadolu yakasına. Sevgi neydi? Sevgi emekti! Çok emeği var benim üzerimde Anadolu’nun. İzmir’den ilk geldiğimde sırf korkmayayım diye İzmir taklidi yapmışlığı var sahil şeridinin. Çok benziyorlar hala.

Avrupa yakasıyla ilişkim de oldukça geniş sınırlara sahip. Okulum kah Avcılar’da kah Beyazıt’ taydı, iş hayatı derseniz Beşiktaş’ tan çıkıp her semte en az bir kere ayak basmalı bir mücadele. Dünyanın en çok gezenleri bir kuşlar, bir pilotlar bir de televizyoncular sanırım. Turistten daha turist olduğum zamanlarda ilk öğrendiğim şey Eminönü’ne varmalısın oldu. “Eminönü’ ne git, oradan her yere ulaşırsın bir şekilde” dediler, öyle de yaptım. Etilere varmak için, Kadıköy’den Eminönü vapuruna binip, oradan İETT kovalamışlığım var! Gökdelenlerin, trafiğin ve kavimler göçü kalabalığının ardında bir yere ulaştığımda Anadolu’da hissettiğim huzuru yakaladığım bir yere götürdüler beni. İlk defa Karaköy’e geliyordum ve bingo! Aşık oldum. Bir yandan Ahmet Mekin havalı güven veren, koruyup kollayan Anadolu, bir yandan selvi boylum al yazmalım Kadir İnanır, Avrupa! İşte ben o günden beri Cemşit’ le evliyim ve sık sık İlyas’ la kaçamak yapıyorum. Hiç de pişman olmuyorum.

Bu yazı hakkında toplam 3 yorum bulunmaktadır. Sizde yorum ekleyebilirsiniz >

Yorumlar

Akın Kabala
Yazan: Akın Kabala   12.09.2014 12:38:37 - 12:38:37Anadolu yakası yaşamak için cennet .. avrupa yakasında yaşanılır mı hiç ?
Nilay Zeynep Kutlu
Yazan: Nilay Zeynep Kutlu   19.09.2014 21:43:30 - 21:43:29Ayır bizi Boğaziçi! Çok güzel olmuş, elinize sağlık
Aslı Seda Güner
Yazan: Aslı Seda Güner   09.11.2015 11:34:50 - 11:34:50ne güzel anlatmışsınız, yazı çok hoş vallaha da yeni içerikler gelmicek mi artık?

Yazıya Yorum Ekleyin

E-Bülten Listemize Kayıt OlunYeni ürünler, yazılar ve size özel önerilerimizden haberdar olmak için e-posta listemize kayıt olmak ister misiniz?