Anasayfa > Şehir Hatları > Şehir Kültürü

Şehir Kültürü

11 Mayıs 2015  |  1 yorum  |  Ufuk Kaan Altın

Ah o vapurda ben de olsaydım

İstanbul'la bir aşk-nefret ilişkimiz var çoğumuzun. En azından ben öyleyim. Şehrin keşmekeşinden, gürültüsünden, kalabalığından, çarpıklığından, trafiğinden, insanlarının saygısızlığından, pahalılığından ve daha bilimum sebepten her gün yaka silkiyorum; silkiyoruz. Alıp başımızı gidesimiz var ama yapamıyoruz çünkü bütün olumsuzluklarına rağmen seviyoruz bu güngörmüş yaşlı, yorgun ama haylaz çocuğu.

Ah o vapurda ben de olsaydım

Dünyanın hangi şehrinde  bir vapura atlayıp 15-20 dakikalığına olsa bile sorunları geride bırakmanın imkanı var sözgelimi? Atın kendinizi bir vapurun koynuna, çıkın güverteye... Rüzgar hafiften yüzünüzü okşarken, martılara simit atmanın, onların çığlık çığlık telaşına ortak olmanın mutluluğu başka neyle ölçülebilir ki? Belki yunuslar da eşlik edecek size bu yolculuğunuzda. Başka bir dünyaya geçtiğinizi hissedeceksiniz. Yorgunluğunuz, küskünlüğünüz azalacak, o kısa zaman diliminde güzel şeyler düşüneceksiniz. Ne geçim derdi kalacak, ne çocukların yaramazlıkları, ne kocanızın vurdumduymazlığı, ne karınızın başınızın etini yemesi, ne sınav stresi, ne patronun azarları, ne de Türkiye'nin içine düştüğü, düşürüldüğü vahim tablo. Çok kısa sürse de güzel değil mi?

Üstelik hemen yanıbaşımızda, kolayca ulaşabileceğiniz mesafede. Niye mahrum ediyoruz peki kendimizi bu güzellikten? Bu kentin içinden çıkılmaz trafik sorununa önemli bir alternatif deniz ulaşımı. Ama payı o kadar az ki... 1844'ten beri Boğaz'da, Marmara'da ve Haliç'te vapurlar gidip geliyor. Kentin genel ulaşım sistemindeki payıysa yüzde 10'u bile bulmuyor maalesef.  Son yıllarda görece yeni adımlar atılsa da bunlar kozmetik müdahalelerden öteye gitmiyor. Bu cümleyi özellikle kurdum zira belediyenin estetikten yoksun, alenen çirkin, tuhaf renklerdeki yeni vapur tasarımlarını görünce aklıma başka bir düşünce gelmiyor. Ne acı... Elinizdeki malzemeyi doğru kullansanız, işe mevcut vapurları iyileştirmekle başlasanız daha doğru olmaz mıydı? Ama olur mu hiç? "Ben yaptım, oldu" zihniyeti ruhunuza işlemiş. İstanbul'u İstanbullulara bırakın diyeceğim ama anlamayacak, daha doğrusu anlamamazlığa geleceksiniz. 

Olsun sevgili hemşehrilerim siz bunlara takılmayın, tarihinize, kültürünüze, vapurlarınıza sahip çıkın. Atın bir vapurun güvertesine kendinizi. Önümüz yaz hem, püfür püfür, Boğaz havası ala ala bu güzel şehirde yaşamanın keyfine varın.  

    

Bu yazı hakkında toplam 1 yorum bulunmaktadır. Sizde yorum ekleyebilirsiniz >

Yorumlar

volkan diyaroglu
Yazan: volkan diyaroglu   19.5.2015 23:29:49 - 23:29:48Kafeinsiz kahve ne ise vapursuz Istanbul da odur!

Yazıya Yorum Ekleyin

E-Bülten Listemize Kayıt OlunYeni ürünler, yazılar ve size özel önerilerimizden haberdar olmak için e-posta listemize kayıt olmak ister misiniz?