Anasayfa > Şehir Hatları > Tarih

Tarih

11 Haziran 2015  |  0 yorum  |  Sahi

Allah nazarlardan saklasın!

Yakın zaman öncesine kadar birçok kişinin bileğinde kırmızı ipten yapılmış bileklik görürdük. Moda olmuştu da herkes bileğine takmıştı. Kırmızı bilekliğin anlamı çok eskilere dayanır ve konusu da tılsımlıdır. 

Allah nazarlardan saklasın!

Kabalistler kırmızı yün ipliğinden bir tılsım takarak negatif enerjiyi önlemeye çalışmışlar. Ama bu ipi tılsımlı yapan ne sadece yün olması ne de sadece kırmızı olmasıymış. Geleneklere göre yünün bilek uzunluğunda kesilmeden önce Yakub’un karısı Raşel’in mezarına dolanması gerekirmiş. İşte o zaman hiçbir kötülük o bilekliği taşıyana bir şey yapamazmış. 

Tüm Ortadoğu’nun kullandığı kem gözlerden korunma tılsımıysa mavi boncuk. Dükkânların kapısına, çok verimli olan büyük baş hayvanların boynuna, yeni doğan bebeklerin yakasına takılır ki kıskançlık yapanların kem gözlerinden korunsunlar. Mavi boncuğun kullanılmasının nedeni uzun süre o kişiye ya da mekâna bakamamanızı sağlamasından kaynaklanırmış. 

Ortaçağ’da da baharat topları çok yaygın bir tılsım aracı olmuş. Ahşaptan yapılmış bir top, üzeri türlü işlemeli, içinde çeşitli baharatlar konu ve boyuna asılır. Hem güzel kokular salar hem de kötü ruhları uzaklaştırırmış. 

Kültürlere göre değişkenlik gösteren bu göz ve tılsım meselesinde Budistler gözün, kötü ruhların değil bilgeliğin temsilcisi olduğuna inanırlar. Bazı inanışlar da bunu lanet olarak görür. Enteresandır ki bizim toprakların küfür olarak algıladığı el hareketi Güney Amerika’da siyah ya da kırmızı mercandan sıkılı bir avuç biçiminde ucuyla altın bir bilezik takılırmış. Adı ‘azabaçe’ olan bu nazar sembolü yeni doğanları kötülüklerden koruyor. 

Kaynak- Semboller & İşaretler – Kathryn Wilkinson 

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

E-Bülten Listemize Kayıt OlunYeni ürünler, yazılar ve size özel önerilerimizden haberdar olmak için e-posta listemize kayıt olmak ister misiniz?