Anasayfa > Şehir Hatları > Şehir Kültürü

Şehir Kültürü

30 Ocak 2015  |  0 yorum  |  Zeynep Bakır

Aşk Laleli'den dünyaya doğru giden bir tramvayda

Aşk Laleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydadır. Aynı masada yan yana oturup sevgiliyle mektuplaşmadır yahut. Bir mısra sen yazarsın bir mısra o. Kalemlerin renkleri farklı olabilir ziyanı yok. Önemli olan birlikte mısralar düşürmektir, ama iyi ama kötü... Bütün kara parçalarında, der şair, Afrika hariç değil...

Aşk Laleli'den dünyaya doğru giden bir tramvayda

Bahsimiz aşksa şairimiz Cemal Süreya'dır. Girdiği bahsi kaybedince isminden bir harf atacak kadar karadır aşkın gözü. Adı: üvercinka. Yani, güvercin kanadı.  

Üvercinka, Cemal Süreya'nın gizli aşkı. Ne yüzünü gören var ondan başka ne adını bilen. Cemal Süreya ilk aşkı ve eşi Seniha'yı hastanenin önünde beklerken iki kez çarpmaktadır kalbi. Biri doğmak üzere olan çocuğu, diğeri kalbinden uçup gidecek olan üvercinkası için. Çocuğun hayata verdiği ilk sesle hem mutluluktan hem kederden hıçkırıklara boğulur Süreya ve adının bir harfini düşürüverir elinden. Belki de edebiyat tarihçisinin bir türlü bulamadığı üvercinka’nın gerçek adı y ile başlamaktadır kim bilir! Cemal Süreya Seniha'ya dönecek, çocuğunu kucağına alacak ve üvercinkasını sonsuza dek gökyüzünde arayacaktır artık. 

Cemal Süreya zamanının büyük kısmını evinde, masasının başında kitapların arasında geçirirmiş. Ama bir şartla; sık sık ev değiştirerek. Bundandır İstanbul'un her semtine denk gelecek kadar aşk mısrası yazması. O semtlerden biri de size denk gelir elbet...

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

E-Bülten Listemize Kayıt OlunYeni ürünler, yazılar ve size özel önerilerimizden haberdar olmak için e-posta listemize kayıt olmak ister misiniz?