Anasayfa > Şehir Hatları > Şehir Kültürü

Şehir Kültürü

8 Ekim 2014  |  1 yorum  |  Zeynep Bakır

Balat’ta bir naftalin kokusu...

Eski İstanbul’un gözde semti Balat’ta son bir yıldır naftalin kokusu yükseliyor.

  • Balat’ta bir naftalin kokusu...
  • Balat’ta bir naftalin kokusu...
  • Balat’ta bir naftalin kokusu...
  • Balat’ta bir naftalin kokusu...
  • Balat’ta bir naftalin kokusu...
  • Balat’ta bir naftalin kokusu...

Eski semtin içinde eski eşyaların satılmasının hoş olacağını düşünen Yılmaz çifti bize Balat’la kesişen hikâyelerini anlattılar. Balat’a gittiğinizde ‘Naftalin Eskici Dükkânı’nı görün, içinde dolanan kedicikleri sevin, kapı önünde oynayan çocuklarla tanışın; Yıldırım Caddesi numara 21. 

Haftaiçi dükkânda Bülent Beyi görürsünüz. Eşi Zeynep kütüphaneci olduğundan yalnızca haftasonu Naftalin’de oluyor. Biz de kendilerini haftasonu ziyaret ettiğimizden Zeynep Hanımla da tanışma fırsatı yakaladık. İkisi de eskiye âşık. Sohbeti çoğunlukla Zeynep Hanım yaparken Bülent Bey kapıdaki çocuklar ve kedilerle ilgilenirken arada bir söze karıştı. 

-Naftalin çok güzel bir dükkân ama neden Balat’ta açtınız eskiciyi?

Biz işin daha çok alma kısmını seviyoruz. Alalım hep alalım. Eskiye ve eski eşyayla kurduğumuz ilişki sorgulanmalı. Satma kısmını düşünmeye evimize gelen arkadaşlarımızın aşkınlıkları ve beğenileriyle oldu. Paylaşmalıyız bu zevki dedik. Balat’ta sevdiğimiz, düzenli olarak ziyaret ettiğimiz bir semt olduğundan burada açmayı doğal bulduk. Bir de eski bir semte eskici dükkânı yakışmaz mı? 

-Yakışır elbet, yakışmış da... Evinizi de merak ettim, bu dükkân gibi mi? 

Tam bir müze gibi. Dükkân olunca bu durumdan da biraz arınmış olduk. 

-Zeyrek’te oturuyorsunuz, orası nasıl bir yer?

Zeyrek, Fil Yokuşu’nda oturuyoruz. Osmanlı’da fil sahiplerinin oturduğu, fillerin konulduğu bir yermiş. O zamanlarda da Müslüman mahallesiymiş. Çok eski bir İstanbul mahallesidir anlayacağınız. 

-Haydi bu dükkândan bir eşyanın anısını anlatın? 

(Sarı bavulu işaret ediyor) Bu bavulu aldığımızda henüz burayı açmamıştık. Tam içini açacakken Bülent açmamamı söyledi. İşin keyfi eve kadar beklemekmiş. Eski bir bavul ve içinden ne çıkacak çok merak ediyorduk. Heyecanımızı eve kadar yükselttik sonra bavulun eski sahibini sevgiyle andığımız minik bir ayinle bavulu açtık! İçinde zarif ve zevkli bir hanımın muhteşem döpiyesleri çıktı. O kadar güzellerdi ki! Severek kullanıyorum her birini. 

-Balat dönüşüyor... Bu dönüşümü nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Eski İstanbul’da yaşadığımız zamandan buyana idrak ettiğim şey tam da dönüşümle ilgili. Dönüşüm devletin kararıyla, binaların elden geçmesiyle olmuyor. Tam olarak dönüşüm insanla oluyor. Buraya bir Fransız gelmiş, arkadaşı İtalyan da gelmiş. Bir sanatçı gelince doktor da gelmiş. Gelen yerel halkla kaynaşmış. Böylece aralarında her şeye dair bir alışveriş başlamış. İşte size dönüşüm. 

ÖNCE MAHALLE DELİKANLILARI BAKAR

Peki siz ve sizin gibi buraya gelen esnaf ya da ev kuran insanlar Balatlılarla nasıl anlaşıyor?

Bizim ilişkilerimiz harika! Buraya snop birileri gelip barınamaz, mesela bir Cihangir olamaz. Balat’ın ruhu buna müsaade etmez. Mahalle delikanlılarıyla buraya gelen yeni yerleşimciler arasında enteresan bir iletişim gerçekleşiyor. Hiçbir zıtlaşma olmuyor ama anlamaya çalışarak geçiyor günler. Mahallenin köşe başı delikanlısı değişiyor, bir şey yapmam lazım diyor. Biraz sohbet ediyor, biraz bakıyor, adım adım “bunlar kötü insanlar değil” diyor sonunda... Alın size dönüşüm... 

Sokak hayatı nasıl Balat’ta? 

Haftaiçi sessiz bir kasaba. Çocuk sesleri var sadece.. Pazar günleri kilise ayini olduğundan yabancılar çoğunlukta oluyor. Haftasonları Balat’ı yakından tanımaya gelen Türk ziyaretçileri izlemek keyifli oluyor. “Aa kedi” diyerek şaşırıyor. Şaşırmaya odaklanmış ziyaretçiler... Ama ben de buraya ilk geldiğimde çok şaşırmıştım. Hatta rehber eşliğinde gezen Türk kafile bile görüyoruz. (Saffet Emre Tonguç’un İstanbul semt gezilerinden bahsediyorlar.) 

Konuşma balonu: Burası bir eskici dükkanı. İçinde birbirinden ayrı bir sürü eski eşya bulabileceğiniz bir dünya. Ama aslında nadir bir şey sergiliyorlar. Dönüşümün insanla olabileceğini gösteriyorlar o dükkânda. Hangi kimlik olursa olsun insanın insana değebildiğinde mucizenin doğduğunu... Bunu sadece eski eşya alıp satarak yapıyorlar. Eskiler alınır ve satılır. Geriye bir avuç muhabbet kalır. 

Bu yazı hakkında toplam 1 yorum bulunmaktadır. Sizde yorum ekleyebilirsiniz >

Yorumlar

Meltem Güngör
Yazan: Meltem Güngör   21.10.2014 19:24:47 - 19:24:47Balat çok acayip bir yer oldu. Değişim de fazla zedelemedi sanki orayı... Değişimi de kendine benzetti sanki Balat

Yazıya Yorum Ekleyin

E-Bülten Listemize Kayıt OlunYeni ürünler, yazılar ve size özel önerilerimizden haberdar olmak için e-posta listemize kayıt olmak ister misiniz?