Anasayfa > Şehir Hatları > Zanaat

Zanaat

18 Eylül 2014  |  3 yorum  |  Zuhal Aytolun

Bir anılar denizi; Boyacıköy Eczanesi

    İstanbul'un o kaosuna, insanı yoran karmaşasına, kendisinden uzaklaştıran mesafeleri artıran koşturmasına inat sakin bir Boğaz semti Boyacıköy. Dingin ve tevazu sahibi...

  • Bir anılar denizi; Boyacıköy Eczanesi
  • Bir anılar denizi; Boyacıköy Eczanesi
  • Bir anılar denizi; Boyacıköy Eczanesi

İşte tam bu semtin, Boğaz'a bakan bir köşede yer alan, gelip geçerseniz hikayesine çarpamayacağınız ama büyük bir tarihi barındıran bir eczanesi vardı: Boyacıköy Eczanesi. Dile kolay; 1875 yılında kurulmuş, sahipleri değişse de yüzyıldan uzun bir süre şifa dağıtan bir yerdi burası. Gün gelip sisteme yenik düşerek kapanmış olsa da, hikayesi bugün bile dilden dile dolanıyor. Eğer siz de yaşadığınız şehri tanımak, yalnızca bakmak değil görerek anlamak isteyenlerdenseniz, bu hikaye ilginizi çekecektir mutlaka. Boyacıköy Eczanesi'nin olduğu yer, 1875'ten 2013 yılına dek eczane olarak hizmet veriyor. İsmi de hiç değişmiyor. 

Eczanenin kurucusu Todori isimli bir Rum. Sonra sırasıyla Eczacı Mehmet ve Mıhırdıç beyler işletiyor. Eczacı Mehmet Nazmi Bey ve Hristo Papahristo ise 1964 yılına kadar devam ettiriyor bu kültürü ve hizmeti. Çok isim geliyor, geçiyor. El değiştirse de, geleneği dilden dile dolaşıyor hizmet verdiği süre boyunca. 

Yer aldığı o köşecikte izliyor hayatı bu eczane. İnsanlar geçiyor, arabalar geçiyor, gemiler geçiyor... Bir hayat, bir ömür geçiyor... Ama o; gün geliyor, onca yıl direndiği gibi ayakta duramıyor. Yerini başka bir işletmeye bırakıyor. 

Ama sanmayın ki unutuluyor! Hala en bilinen yeridir Boyacıköy'ün bu eczane. Hala her sohbette, her yazıda geçer adı. Hala anıları, efsaneleri anlatılır. Hatta sahiplerinden biri Memduh Yörük'ün bir anısını paylaşalım: Memduh Bey zamanında bir Boyacıköy sakini, reçetesiyle ona gelir. Doktor epey ağır bir sakinleştirici yazmıştır. Memduh Bey ise hastaya bunu şuan için kullanmamasını, sahilde her gün yürümesini önerir. Öneriye uyan hastası, kısa zamanda kendini çok daha iyi hisseder ve o günden sonra ayağı eczaneden hiç kesilmez. Çünkü her türlü bilgi paylaşılırdı bu eczanede. Kafanızda tek soru işareti kalmadan çıkardınız. Sohbeti, güleryüzü, işin severek yapılması da cabası... Günümüzdeki kimi hizmet sektörüne uzak bir anlayış değil mi? Fiziken hayatta olmasa da Boyacıköy Eczanesi, ruhen hep orada... Belli ki hep de orada kalacak...

Bu yazı hakkında toplam 3 yorum bulunmaktadır. Sizde yorum ekleyebilirsiniz >

Yorumlar

Meltem Er
Yazan: Meltem Er   23.09.2014 08:45:26 - 08:45:26Şehrin kıyısında köşesinde kalmış böyle eski dükkanları o kadar seviyorum ki, bazen geçerken tesadüfen gördüğüm oluyor. Mesela geçen gün beşiktaşta görmüştüm sokak arasında küçük bir berber dükkanı soba kurulmuş içerde koltuklar 70 li yıllardan kalmış yaşlı ve sevimli bir beyefendi gazetesini okuyup müşteri bekliyor. Bunlar kayıp bir kentin gizli hazineleri onlara sahip çıkmanız ve kendimden başka gören gözlerin olması çok güzel...
Emine Cam
Yazan: Emine Cam   24.09.2014 21:12:09 - 21:12:09Çocukluğum ve gençliğim Boyacıköyde geçti.Memduh Bey'den sonra eşi ve kızı devam ettirdi eczaneyi.Memduh bey gibi çok zarif insanlardı.Sohbet için dahi eczaneye giderdik bizlere her konuda yardımcı olurlardı.
tolga semiz
Yazan: tolga semiz   25.09.2014 09:05:04 - 09:05:03aklıma çocukken annemizin eczaneye gönderip kolonyamızı doldurduğumuz günler geldi :)

Yazıya Yorum Ekleyin

E-Bülten Listemize Kayıt OlunYeni ürünler, yazılar ve size özel önerilerimizden haberdar olmak için e-posta listemize kayıt olmak ister misiniz?