Anasayfa > Şehir Hatları > Rengarenk

Rengarenk

24 Temmuz 2014  |  4 yorum  |  Ali Deniz Uslu

Bugün bayram!

Barış Manço'nun unutulmaz şarkısıyla başlar bayramlar; “Bugün bayram, erken kalkın çocuklar”.

Bugün bayram!

Bayramın tadı tuzudur çocuklar, bayramlar da hayatın tadı tuzu. Başka şehirler alınmasın, gücenmesin ama İstanbul'da bayramlar bir başkadır. Yedi tepeli alemin merkezinde her semt başka dünyalara, keyiflere, keşiflere ve eğlencelere açılır. Hem geçmişte de değil, günümüzde aynı coşku korur kendini. Ne dersiniz bir solukta turlayalım aklımıza ilk düşenleri...

    Topkapı her daim hareketin ve heyecanın merkezidir. Geçmişini, geleneğini taşır, coşku hareket hiç dinmez burada. Bizanslıların “Altın Şehri” Üsküdar, Boğaz'ın bir yanında deniz feneri gibi parlar. Kalana git, gidene kal demez. Kandilli'ye uzandınız mı hafiften Karadeniz de göz kırpar! Çamlıca yine çatısından bakar İstanbul'un, davet eder. Yazın serindir de, kışın da hiç üşütmez. Beyoğlu herkese kucak açar, tüm medeniyetlere kucak açtığı gibi. O yüzden iğne atsanız yere düşmez bayram günleri Beyoğlu'nda. Topkapı dedik ya, ver elini Cağaloğlu demezseniz hatrı kalır. Gülhane Parkı'nda iki derin nefes bedeldir bir ömre. Kabataş'tan İstanbul'un diğer yarısını izlemek gerek, sonra da karşıya, Salacak'a geçip geldiğiniz yere bakıp iç geçirmektir en güzeli tatlı serin bir akşamüstünde. Balat mı geldi aklınıza? Tabii “benim aklımdan hiç çıkmıyor ki zaten!” demeniz kuvvetle muhtemel. Alın lokumunuzu, baklavanızı, çikolatanızı komşularla bayramlaşmaya başlayın hiç zaman kaybetmeden. 

    Bestesi Münir Nurettin Selçuk'tan, güftesi Behçet Kemal Çağlar'dan bir şarkı gelsin sonra kulaklarımıza: “Yok başka yerin lütfu ne yazdan, ne de kıştan; Bir tatlı huzur almaya geldik Kalamış'tan”. Ve alınca bu huzuru Kalamış'tan, Gümüş Şehre bir uzanmak gerekir. Neresi midir burası? Elbette Tophane'dir, Boğaz'a nazır boylu boyunca süzülen. Dokusuyla, ruhuyla hem geçmişte hem şimdide hem de gelecekte yaşayan Samatya'yı da unutmamalı. Karıştı mı kana vazgeçemez insan ondan.

     Ne kadar gezsek, ne kadar keşfetsek de bitmez ya bu şehir, yine buluruz kendimizi zamanın unuttuğu bir yerde. Orada Beylerbeyi çıkar önce karşımıza, şaşırtır, keyiflendirir. Sonda tüm asude tavrıyla Kuzguncuk bekler bizi. Bir adım daha atarsak Boğaz'ın incilerinden Beykoz'da buluruz kendimizi. Tornistan yapıp da Ayvansaray'da çark ettiğimizde Balat yine karşıdan tüm cazibesiyle göz kırpar.   İstanbul şifacıdır, bolca şifa verir derler eskiler. Doğru derler, hatta Tarabya'nın isminin terapi anlamındaki Therapia'dan geldiği de söylenir. Tarabya sahilinde bir tur pek çok terapi seansına bedeldir bu yüzden!

Bu yazı hakkında toplam 4 yorum bulunmaktadır. Sizde yorum ekleyebilirsiniz >

Yorumlar

Narin Seda
Yazan: Narin Seda   24.7.2014 11:46:42 - 11:46:41İstanbul'u turlayıp geldik bu yazıyla:)
İnci Üstündağ
Yazan: İnci Üstündağ   26.7.2014 17:52:59 - 17:52:59bu yazıyla çok güzel bir İstabul turu attım! çocukluğuma döndüm, kalemine sağlık Ali Deniz
Esra Cengiz
Yazan: Esra Cengiz   30.7.2014 11:32:37 - 11:32:36yine buluruz kendimizi zamanın unuttuğu bir yerde ;-)
Ömer Demir
Yazan: Ömer Demir   23.9.2014 08:56:33 - 08:56:32bayram yine yaklaşıyor , istanbulu en çok bayramda seviyorum şehir sakin ve boş :)

Yazıya Yorum Ekleyin

E-Bülten Listemize Kayıt OlunYeni ürünler, yazılar ve size özel önerilerimizden haberdar olmak için e-posta listemize kayıt olmak ister misiniz?