Anasayfa > Şehir Hatları > Tarih

Tarih

15 Şubat 2016  |  0 yorum  |  Sahi

Bütün troleybüsler Kızılay'dan geçerdi.

TBMM'nin açıldığı 1920 yılında kenarda kalmış bir Anadolu şehri görüntüsü veren Ankara 8 yılda nüfusunu dört katına çıkarmıştı. 1928'de şehrin çağdaş bir dünya başkenti olarak yeniden planlanması gerektiğine karar verildi ve tanınmış Alman şehir planlamacı Hermann Jansen'e bir nazım plan hazırlatıldı. Hiçbir zaman tam olarak uygulanmamış olsa da bu plan Ankara'ya Kızılay Meydanı'nı kazandırmıştı. 

Bütün troleybüsler Kızılay'dan geçerdi.

Kızılay Meydanı, plana göre Ulus'taki Türkiye Büyük Millet Meclisi binasını Çankaya'daki Cumhurbaşkanlığı Köşkü'ne bağlayacak bir ana ulaşım arteri olarak tasarlanan Atatürk Bulvarı üzerindeki 6 büyük meydandan biridir. Adını köşesine 1929'da yapılan ve bugün mevcut olmayan Kızılay Genel Merkez Binası'ndan alır.

Meydan o zamanlardan beri hep Ankara'nın kalbi oldu. Evden işe işten eve giden Ankaralılar her gün mutlaka Kızılay'dan geçerdi. Troleybüslere doluşulurdu. Bugün kırk yaşın üstünde olanlar belki hatırlar, tepesinde iki uzun boynuzu olan dev böceklere benziyordu troleybüsler. Elektrik motorlu otobüslerdi aslında. Boynuzları da güzergahları boyunca üzerlerinde uzanan kablolara değerek elektrik almalarını sağlıyordu.

Türkiye'de ilk kez 1947'de Ankara'da hizmete girdiklerinde büyük bir atılım olarak görülmüşlerdi. Çok yolcu taşıyorlardı. Çevreciydiler. Havayı kirletmiyorlardı. Motorları gürültüsüzdü. Tramvay gibi ray döşenmesi gerekmiyordu. Arada sırada bir “çak” sesi gelirdi boynuzlarından. Boynuzun kabloya temas ettiği noktada bir kıvılcım parlardı.

Tek kusurları bazen bir virajda, bazen bir yokuşta boynuzun elektrik kablosundan kurtuluvermesiydi. Elektrik bağlantısı kesilince troleybüs durur, şoför hiç acele etmeden iner, uzunca bir sopayla boynuzu iter, yavaşça kabloya oturtur ve yolculuk kaldığı yerden devam ederdi. Yine de şehirlerde otomobil sayısı artıp duraklamalar trafiği tıkamaya başlayana kadar kimseyi rahatsız etmedi bu durum.

Ve sonunda alıştığımız, sevdiğimiz, hayatımızın bir parçası olmuş pek çok güzel şey gibi bir gün onlar da bırakıp gitti bizi. 1981'de Ankara'da seferden kaldırıldılar. Bunu 1984'te İstanbul, 1992'de İzmir takip etti ve anılarda kaldı troleybüsler. Bugün bütün Ankara yine her gün Kızılay Meydanı'ndan geçiyor. Ama onlar gittiğinden beri meydan daha bir telaşlı, daha bir gürültülü sanki. Kim bilir, biz değişmişizdir de onlarla hiç alakası yoktur belki.

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

E-Bülten Listemize Kayıt OlunYeni ürünler, yazılar ve size özel önerilerimizden haberdar olmak için e-posta listemize kayıt olmak ister misiniz?