Anasayfa > Şehir Hatları > Zanaat

Zanaat

10 Ekim 2014  |  0 yorum  |  Zeynep Bakır

Dünya değişiyor Balat niye değişmesin?

Balat sessizleşen bir semt mi yoksa aksine gün geçtikçe kalabalıklaşıyor mu bakış açısına göre değişir.

  • Dünya değişiyor Balat niye değişmesin?
  • Dünya değişiyor Balat niye değişmesin?
  • Dünya değişiyor Balat niye değişmesin?
  • Dünya değişiyor Balat niye değişmesin?
  • Dünya değişiyor Balat niye değişmesin?

Balat’ı bir zamanlar leblebicilerin doldurduğu, adınıda kendinden aldığı sokakta kibrit kutusu kadar dükkânı olan Kunduracı Muzaffer Usta’ya göre Balat asla 1950’lerdeki gibi olamaz. Muzaffer Usta espadrillerimi tamir ederken bir yandan da Balat’ı daha iyi kavrayabilmem için sorularıma cevap veriyor. 

Ne zamandır bu dükkânda ayakkabı tamir ediyorsunuz? 

Yaşım 70’i geçti. 45 senedir bu sokaktayım.

Baba mesleği mi kunduracılık? 

Hem anne hem de baba... Benim annem de ayakkabı yapardı. Ana baba mesleği olunca istesen de istemesen de bizim de eller kırık oluyor.

45 yıllık meseleğiniz. Atsan atılmaz satsan satılmaz. Severek mi yaptınız kunduracılığı yoksa günler kendiliğinden geçti mi? 

Yine gelsem dünyaya yine bu işi yaparım. Tabi bu zamanda doğarsam olmaz. Artık 20 liraya ayakkabı satıldığından kimse tamircinin sokağına sapmıyor. 

Burada durum farklı sanırım... 

Tabii... Burada ekseriyetle gemi kaynakçıları çalışır. Ayakkabısını tamir eden insanlar yaşar. 

Balat’ın en eskilerindensiniz. Sizce Balat nasıl bir değişim geçiriyor? 

Balat değişiyor, tüm dünya gibi... Ama Balat kalabalıklaşıyor deniyor ama onlar fasa fiso. Sen burayı 1950’lerde görecektin, Kapalıçarşı yanında hava kalırdı.

Biraz tarif etseniz gözümüzde canlandırsak, olduğu kadar.... 

Köprü başında Salem Yağ Fabrikası vardı. Onun yanında konserve barikası, onun az ilerisinde benzinci, biraz daha aşağıya inince gemi sanayi zincir fabrikası, biraz daha yakında ceviz fabrikası, battaniye fabrikası, dokuma fabrikası vardı. Sıra sıra... Denize paralel... Bu sokakta tenekeciler ve leblebiciler varmış çok eskiden adı da oradan kalmış. Leblebiciler sokağı boşa düştü anlayacağın... Diyeceğim şu, iğne atsan yere düşmezdi buralarda. Bir hareket bir bereket vardı. Tabi siyasi bir kararla kapatıldı hepsi. Bir anda ıssızlaştı buralar. 

Şimdi bir kıpırtı var ama... 

İnsanlar buranın binalarını seviyorlar, alıyorlar ve kitleyip gidiyorlar. Hareket gelmiyor yıllardır. Kapıyı kitlerken de “ilerisi için” deyip göz kırpıyorlar. Zaman mefrumuyla tanışmamış insanlar onlar, farkında değil yarın öleceğinin... Balat’ta şimdi fiyakalı dükkânlar açılmış. Bazen bakıyorum vitrinlerden içeriye kumaş bile satsa mücevher gibi duruyor. Dünya değişiyor Balat niye değişmesin... 

Peki ya siz? 

Ben Balat’ı yeterince yaşadım. Torun torba sahibiyim. Biri kapımı çalar da “Hadi Muzaffer Usta” derse memleketim Gökçeada’ya giderim... Yeni misafirlere veririm 45 yıllık kunduracı koltuğumu... 

Konuşma balonu: Bir saate yakın bir zaman geçirdik Muzaffer Usta’nın kibrit kutusu dükkânı kunduracıda. Gelen geçen merhabasını eksik etmedi, hatırını, sağlığını sormayan olmadı. Muzaffer Usta’yla tanıştığınızda bunun neden olduğunu hemen anlıyorsunuz ama ben yine de söyleyeyim. Gözleri. Gözleri öyle sevgi dolu bakıyor ki, onun gözlerine bakıp hiç birşey hissetmeden geçip gidemezsiniz... 

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

E-Bülten Listemize Kayıt OlunYeni ürünler, yazılar ve size özel önerilerimizden haberdar olmak için e-posta listemize kayıt olmak ister misiniz?