Anasayfa > Şehir Hatları > Tarih

Tarih

11 Mayıs 2015  |  3 yorum  |  Ufuk Kaan Altın

Eskinin değerlerini birer birer yitirirken

Hemen her şeyin kısacık bir zaman diliminde tüketilmesine alıştık. Eskinin canım değerlerine sırt çevireli de çok oldu. “Niye böyle olduk?” sorusunun yanıtı çok katmanlı, söyleyeceklerim tabii ki var ama yeri değil. Yine de bazı değerlerimizi anayım/analım istiyorum; artık ikisi faal olmayan üç vapur iskelesine yakından bakarken...

  • Eskinin değerlerini birer birer yitirirken
  • Eskinin değerlerini birer birer yitirirken
  • Eskinin değerlerini birer birer yitirirken
  • Eskinin değerlerini birer birer yitirirken
  • Eskinin değerlerini birer birer yitirirken
  • Eskinin değerlerini birer birer yitirirken

Kaçımız başını kaldırıp, bakıyor ya da görüyor çevresindeki güzellikleri? Hayatın koşuşturmasından, hep bir yerlere yetişme telaşından bu boşvermişliğimiz ve açıkçası cahilliğimizden, bilinçli geri bıraktırılmışlığımızdan, eğitimsizliğimizden. Kendimi de katıyorum sizlerin arasına. Neden mi peki? Bu yazıyı yazmak için oturduğumda bilgisayarın karşısına, kendimden utandım çünkü. En genci, neredeyse 100 yaşında olan tarihe mal olmuş vapur iskelelerimizden üçüne dair hemen hiçbir şey bilmediğimi üzülerek gördüm de ondan. Belki ikisi bugün neşeli ya da kederli, dünyayı unutmuş veya coşkulu, ilk kez İstanbul'a adımını atmış ya da doğma büyüme bu kadim kentin çocuğu olan sizlere hizmet vermiyor, o kalabalıklara ev sahipliği yapmıyor vakur duruşlarıyla ama elle dokunacağınız, duvarlarına, çinilerine, süslemelerine bakacak, tarihini okuma isteği uyandıracak kadar yakınlar bizlere hâlâ.

Mutlaka kullanmışsınızdır siz de 

Halen faal olandan başlayalım anlatmaya isterseniz; her gün belki de onbinlerin içinden geçtiği, banklarına oturduğu, belki telaşla son ya da ilk vapura atladığı Beşiktaş Vapur İskelesi'nden.

İlk olarak 1851'de Şirket-i Hayriye’nin kuruluşuyla inşaa edilen tarihi iskele, 1884’te yetersiz kalınca yıkılmış, yerine daha büyüğünden bir yapı kondurulmuş. 1898’de vapurların yanaştığı yer genişletilmiş, sonrasında güçlendirilmiş ama bu da yeterli olmamış. 1913’te, eskisinin yerine mimar Ali Talat Bey'e yaptırılan, çatısında iki kubbesi bulunan, yığma, kargir bina, bugün halen kullanılıyor. O günden bu zamana birkaç kez yenilenen, restorasyondan geçirilen iskele binasının zemin katındaki sivri kemerli revaklı bölüm, 1979’da da üst kat kısmen camlı bölmelerle kapatılmış. Bugün iskeleye Boğaz hattında ve Üsküdar-Beşiktaş arasında çalışan vapurlar yanaşıyor. Beşiktaş'taki tarihi vapur iskelesinin öyküsü böyle.

Bir zamanlar Moda İskelesi vardı

Anlatmaya çalışacağım diğer ikisinin öyküsüyse, hem trajik hem de hüzünlü maalesef. Hangisi daha kötü karar veremedim, o yüzden sıradan devam ediyorum, belki siz bir fikir beyan edersiniz sonrasında. Bu kez, Moda'dayız. 

Moda İskelesi, hemen akabinde değineceğim Haydarpaşa İskelesi gibi Cumhuriyet tarihinin yetiştirdiği en önemli mimarlardan Vedat Tek imzalı. 1916'da inşaatına başlanmış, 1 yıl sonra da tamamlanmış. Zamanında Moda'dan Pendik'e kadar kıyı boyunca sıralanan iskelelere Adalar-Anadolu-Plaj Seferleri Hattı'nda çalışan vapurlar uğrarmış. Zarif Kütahya çinileriyle süslü bina, 1937 yılında şiddetli bir lodosta zarar görünce üst katı yıkılmış. Yaklaşık 50 yıllık bir sıçrama yapalım: Bu canım iskele, 1986 yılına gelindiğinde, yolcu azlığı gerekçe gösterilerek kaderine terk edildi. 2000 yılında Türkiye Denizcilik İşletmesi ve Deniz Ticaret Odası'nın ortaklaşa projesiyle restore edildi. 1 yıl sonra da yeniden açıldı. Pek güzel ama restoran ve kafetarya olarak... Naçizane fikrimi zikrederek yorumu size bırakıyorum: Müze olarak korunsaydı, daha iyi olmaz mıydı?    

Diren Haydarpaşa
Ve son iskelemiz Haydarpaşa... Malumunuz,  nice kavuşmanın, kucaklaşmanın, vedanın yaşandığı Haydarpaşa Garı, uzun süredir kaderine terk edilmiş durumda. Gelip geçeni yok artık. Ne yolcular koşuşturuyor sağda solda, ne kavuşmalar var, ne mendil eskiten vedalar. Yorgun vagonlar kaderlerine terk edilmiş. Rayların üzerinde öylece yatıyorlar. Hüzünlü, üzgün, yoksun Haydarpaşa Garı. Dokunsan ağlayacak, terk edilmiş bir sevgili gibi mahzun...Üstelik vapurlar da uğramıyor artık iskelesine. Sadece martılar, kediler, birkaç sokak köpeği çevrede. İn cin top oynuyor. Hüzünlü olduğu kadar, insanın içini de ürpertiyor bu durum.

Haydarpaşa Garı ve tarihi iskelesine dair bu satırlar, ikinci kitabım “Meyhanedeyiz Yine Bu Gece”den...

Umarım...

Karayolları ağının henüz gelişmediği (keşke bu kadar gelişmeseydi, daha doğrusu deniz ve raylı taşımaya daha çok önem verilseydi) dönemde, Anadolu'nun İstanbul'a, hatta Avrupa'ya açılan kapısıydı Haydarpaşa. Gar binası, 1908'de hizmete girmiş, Vedat Tek'in imzasını taşıyan iskelesiyse 1917'de. Yığma taş iskele binasının dışı ve içindeki çiniler, Kütahya çinicilik sanatının son önemli ustalarından Mehmet Emin Bey’in eserleri. Dışa bakan sekizgen biçimdeki, çam ağacından yapılmış ahşap bilet gişeleriyle şirin bir kuş kafesini andırıyor. Günümüze kadar birkaç kez onarımdan geçen iskele binası, uzun süredir kullanılmıyor, yukarıda değinmiştik. Tıpkı gar binası gibi, akıbeti meçhul. Daha doğrusu yerine yapılmak istenenler biliniyor. 

İşte sırf tarihe, yitirdiklerimize sahip çıkmak için ve bu gibi değerleri yitirmemek için direnmeliyiz bu gidişe. Yeniliğe karşı değilim ama tarihe mal olmuş bir yapıyı, bölgeyi aslından uzaklaştırmaya, ucubeye dönüştürmeye kimsenin hakkı yok. Umarım, Haydarpaşa Garı da, iskelesi de en kısa zamanda eski günlerine döner. Yolcular garın merdivenlerini, peronlarını doldurur, hasretlik biter. Anadolu'nun İstanbul'a açılan kapısı, 2010 yılındaki şaibeli yangından sonra yeniden işlemeye başlar. Direnişe destek olmalı...

                                                              

Bu yazı hakkında toplam 3 yorum bulunmaktadır. Sizde yorum ekleyebilirsiniz >

Yorumlar

Sami Gürel
Yazan: Sami Gürel   16.5.2015 11:17:43 - 11:17:43Adam gibi yazar, adam gibi yazı... Herkes çıkarı için uğraşırken hakkaniyetle olanlar da var işte... Teşekkürler Sahi
Elif Çiçek
Yazan: Elif Çiçek   16.5.2015 12:50:23 - 12:50:22Haydarpaşa'yı terkedilmiş görmek çok acı verici, ama her şey düzelecek çok yakında.... Teşekkürler
Umut kuzey
Yazan: Umut kuzey   16.5.2015 16:02:58 - 16:02:58Vedat Tek efsanedir

Yazıya Yorum Ekleyin

E-Bülten Listemize Kayıt OlunYeni ürünler, yazılar ve size özel önerilerimizden haberdar olmak için e-posta listemize kayıt olmak ister misiniz?