Anasayfa > Şehir Hatları > Zanaat

Zanaat

11 Eylül 2014  |  6 yorum  |  Ali Deniz Uslu

İstanbul'da tasarımcı olmak çok güzel.

İstanbul'da her gün bir sokak, bir insan, bir duygu, bir renk keşfebilirsin!

İstanbul'da tasarımcı olmak çok güzel.

Bige Ökten tasarımlarında ürünle, markayla ve eserle özel bağlar kuruyor. Zaten bunu kullanıcı da hemen hissediyor. “Tasarım sıradan bir tercih değildir” diyor Ökten, “çünkü kullandığınız tasarım ürünleri sizin hakkınızda ipuçları verir, bu bir iletişim yöntemidir.” Bige Ökten Sahi'de de yola sahicilikten çıktığını anlatıyor; “Anlam derinliğini ve gerçekliğini yakalamak için çalıştık. Sahiplendiği tüm bu coğrafya kültürünü bugün ile birleştirmeliydik.” Sahi için ikat ve kutnu ile ilgili tüm ürünlerle birlikte, İstanbul temalı ahşap kalem ürünlerini hazırlayan Ökten, Çingene Çeyizleri'nin de tasarımını yaptı.   

-Biraz hikayenizden bahsedelim, nedir tam olarak tasarımcılıktaki derdiniz?

Benim tasarım kimliğimin dışında bir misyonum daha var; o da bunu müzecilikle birleştiriyor olmam. Bundan önce İstanbul Modern'de dört yıl müze mağazacılığı, müze mağazasında olması gerekenler, vizyon ve misyona göre ürün tasarlamak üzerine çalıştım. Üç yıldır da Sabancı Müzesi'nde bu görevime devam ediyorum. 

-Tasarım kavramı biraz marazlı, çünkü insanlar bunu tam olarak bilmiyor ya da anlam kirliliği fazla. Ne dersiniz?

Tasarımın Türkiye için yeni bir olgu olduğunu belirtmek istiyorum. Tasarım dünyada zaten gelişmiş bir kavram. Kelime anlamını da yeni yeni çözümlemeye başladık. Aslında karmaşa sürüyor bir yandan. Bundan yaklaşık sekiz yıl önce Moda Tasarımcıları Derneği kuruldu, tasarımın sözlük ve ortak anlamını bulabilmek için bunu yaptık.

- Siz yaptığınızı nasıl tanımlıyorsunuz?

Benim yaptığım tasarımı müze içine sanat ile yerleştirmek, gelen sergileri ya da koleksiyonları tasarım ürünleriyle ilişkilendirmekti. Tasarım sıradan bir tercih değildir. Tensen ve tinsel bir bağ kurabilmek önemlidir ürünle ve eserle ya da markayla. Müze mağazalarında yaptığımız tasarımları ön plana çıkarıyoruz. Bu derya deniz bir alan ve herkes yeni. Elbette burada tasarımcı sanatçı ilişkisi çok önem kazanıyor.

-Tasarım ürünleri diyoruz, artık taşınabilir, hayatımızda her an yanımızda olan tasarım ürünlerini tercih ediyoruz. 

Evet, artık insanlar taşınabilir ve kullanılabilir tasarım ürünlerini seviyor. Yanında taşımak, kişiselleştirmek istiyor, yeni dünya böyle, anlamlar değişiyor. Hem bu şekilde insanlar kendileri hakkında ipuçları da veriyor. Yanında taşıdığı, kullandığı kalemler, defterler mesaj veriyor. Bunlar birer ileti, tasarım iletişim demek bir yandan da. Mesela tanımadığınız bir insanın evine gittiğinizde oradaki yerleşim, eşyalar, renkler size ipuçları verir. İlk düşünceleriniz bu görüntülerle oluşur. Tasarım ürünleri de böyle bir önbilgi paylaşımı sağlıyor. Buna sosyolojik olarak bakmak gerekli. Ayrıca fiyat yelpazesinin uygunluğu da çok önemli. Tasarım olguları, verilmek istenen ruh ve uygun fiyat biraraya geldiğinde her şey tamamlanmış oluyor. Zaten artık daha duru ve küçük hayatlar yaşıyoruz. Yalnızca misafirlere açılan misafir odalarımız yok, vitrin içinde tozlanan, çürüyen eşyalarımız da yok. Şartlar ve zaman değişti. Ortamlarımızı kendi hayatımıza açıp, büyütüyoruz. Mesela güzel, zarif bir kahve fincanından kahve içmek, ona zaman ayırmak bir keyif. Bunu kendimiz için yapıyoruz. Çünkü zaten kendimize ayırdığımız zaman çok az, onu da özenli ve kaliteli geçirmek istiyoruz.

-Sahi için tasarımlarınızda nereden yola çıktınız?

Sahi, çok güçlü bir fikir. Kelime anlamı kadar derdi, felsefesi de büyük. Sahi'de yola sahicilikten çıktık. Anlam derinliğini ve gerçekliğini yakalamak için çalıştık. Sahiplendiği tüm bu coğrafya kültürünü bugün ile birleştirmeliydik. Geçmişi bugüne getirmek ve geçmişi bugüne uyarlamak farklı şeyler. Geçmişi günümüze uyarlarken başkalaştırıyoruz, bozuyoruz, deforme ediyoruz. Aslını yıpratıyorsak bunu yapmanın bir anlamı yok. Mesela kutnu kumaşı çok özeldir, onu bir ipad kılıfı ya da kalem kutusu yaptığımızda bu yanılgıya düşmüyoruz. Çünkü onu özüyle olduğu gibi kullanıyoruz ama günümüzün vazgeçilmez yenilikleriyle birbirlerini tamamlamalarını sağlıyoruz. Birbirlerine zarar vermiyorlar, işte bu ince farkı yakalamak derdimiz. Kültürü zedelemeden bunları yapabilmek için çalışıyoruz.

-İkat ve kutnu, Sahi ile iyice hayatımıza girdi ve her yanımızı sardı.

Sahi için ikat ve kutnu ile ilgili tüm ürünlerle birlikte, İstanbul temalı ahşap kalem ürünlerini hazırladım. Bir de Çingene Çeyizi'ndeki tasarımlarbana ait. Onları da Kader Kısmet Atölyesi hazırladı. İkat desenleri Rıfat Özbek yastıklarıyla işlevselleşti ve hayatımıza girdi. Biz de evimizde her an kullanabileceğimiz ürünler haline getirdik bunları. Mutfak önlüklerinde ikat kullandım mesela, ağır bir kumaştır ikat. Ama dokusu özel. İkat desendir, renkleri de canlıdır. Ben mavi, türkuaz rengi severim. İnsanı çeker, koruyucu bir yanı da vardır, mavi boncuk geleneğinden gelir o da. Ben renklerin hareket ve enerji dolu olması gerektiğine inanırım, onları özellikle seçerim. Sahi yaz koleksiyonu için de yeşiller, kırmızılar ve turuncuları tercih ettim. Kutnu ile çalışmalarımızda da kırmızılar ve turuncular ağırlıkta... Bu arada bir yandan da GAP bölgesinde Kadınları Kalkındırma Projesi'ne danışmanlık veriyorum. Sahi ile aynı anda onlarla bağlantı kurduk. Biliyoruz ki kadın emeği bu ülke için çok önemli, Sahi de bunu çok sahipleniyor. Bu proje ile atölyelerimizden, emekçi kadınlarımızdan çıkmış ürünler de Sahi'ye gelecek!

-Geçmişin mirasını bozmadan, deforme etmeden geleceğe taşımak istiyorsunuz değil mi?

Emeği taşıyan ürünler bunlar. Bir de biz geçmişten vazgeçemiyoruz, onun yaşanmışlığı, dokusu bizi mutlu ediyor. Başka bir dünyası var geçmişin. O yüzden emeğin değdiği ürünler önemli. Zaten fazlasıyla robotlaştık. Şimdi de kaybettiklerimizi, yitirdiklerimizi yeniden keşfediyoruz. Artık insanlar her anlamda birbirine dokunuyor. Bir ürünün el işi olması, onu hayattan bir parça haline getiriyor. İnsan nasıl hissederse ürüne de o yansıyor. Kendi dünyalarından ürünleri çıkartıyorlar. Tasarım ayrıdır ama ruhu onu işleyen verir.

- Tüm bunların kalbinde elbette İstanbul var. Nedir İstanbul'la ilişkiniz?

İstanbul bizi biz yapan... Her şey sert yaşanıyor bu şehirde. Biz de oradan besleniyoruz. Yaşanası bir şehir burası, keşfet keşfet bitmiyor. İnsanı da öyle ruhu da! Çok zenginiz çok... Ben yıllarca yurtdışında yaşadım sonra geldiğimde başka bir İstanbul'la karşılaştım. Bu şehirli ikinci tanışmam Galata'yla oldu. Serdar-ı Ekrem Caddesi'nde bir cumbalı bir ev gördüm ve “orada oturmalıyım” dedim kendi kendime. O sıralarda Galata henüz keşfedilmemişti, tenhaydı. Galata'nın o tekinsiz döneminde tek başıma bir kadın olarak çok mutlu ve huzurlu olarak yaşadım. Oturduğum ev tam 150 yıllıktı, ruhu duvarlarına sinmişti ve orada mutluydum. Galata, İstanbul en önemli yerlerinden biri, değişimi çok net izlediğimiz bir bölge. Bir süre sonra tüm tasarımcılar orayı tercih etmeye başladı, Galata Moda Projesi'ni yaptık, Kuledibi'ne tasarımcıların inmesini sağladık. Her şey sokaktaydı artık! İstanbul'da her gün bir sokak, bir insan, bir duygu, bir renk keşfebilirsin! Tasarımcı olmak bu şehirde güzel. İstanbul'un tadı tuzu ayrı. Bazen sevgi bazen de bir nefret ilişkisi kuruyorsun burasıyla, İşte aşk da bu değil mi? En önemlisi de gidemiyoruz, kalıp mücadele edeceğiz o kesin!

Bu yazı hakkında toplam 6 yorum bulunmaktadır. Sizde yorum ekleyebilirsiniz >

Yorumlar

Gamze Solmaz
Yazan: Gamze Solmaz   12.9.2014 10:13:50 - 10:13:49Zaten tasarımları görür görmez dikkatimizi çekmişti, bu vesileyle yapanı da tanımış olduk. elinize sağlık.
Erdal Ermez
Yazan: Erdal Ermez   12.9.2014 21:37:50 - 21:37:49şimdiye kadar ki röportajların hepsi çok güzel
zeynep nehir solmaz
Yazan: zeynep nehir solmaz   18.9.2014 14:24:50 - 14:24:50günümüz dünyasında özgün çalışmalar insanların ilgisini çok çekmeye başladı sıradanlıktan o kadar sıkıldıkki bige hanım çok güzel bir alanda çalışıyor.
Neriman Gül
Yazan: Neriman Gül   18.9.2014 22:50:13 - 22:50:12Şiir gibi olmuş
Celil Yılmaz
Yazan: Celil Yılmaz   19.9.2014 22:30:20 - 22:30:20Istanbulla herkesin özel bir ilişkisi var, herkese yol gösteriyor bu ilişki
Fikret Abalı
Yazan: Fikret Abalı   25.9.2014 09:08:48 - 09:08:47insanın potansiyeli birikimi çok olunca şehre daha bir kuşbakışı bakabiliyor

Yazıya Yorum Ekleyin

E-Bülten Listemize Kayıt OlunYeni ürünler, yazılar ve size özel önerilerimizden haberdar olmak için e-posta listemize kayıt olmak ister misiniz?