Anasayfa > Şehir Hatları > Zanaat

Zanaat

1 Eylül 2015  |  0 yorum  |  Ali Deniz Uslu

İznik çinisi kendinizi iyi hissetmenizi sağlar

Birgül Çakır Turan’ı geçmiş ve yaşanmışlıklar çekiyor. Tarihten besleniyor, şimdiyi kullanıyor. Çiniye duyduğu tutku eserlerine yansıyor. Fırçası bedeninin bir parçası gibi. Her geçen gün onunla büyüyor, olgunlaşıyor. İşte bu yüzden kurduğu Kırmızı Çini onun için çok değerli. Biz de Birgül Çakır Turan ile çini sevdasını, İznik çinisinin serüvenini ve hayatı konuştuk.

İznik çinisi kendinizi iyi hissetmenizi sağlar

-Öncelikle biraz sizi tanıyalım, nasıl başladı bu sevda, nasıl bugünlere geldiniz?

Hayatıma İznik’te şekil vermemin en büyük etkeni ailemin tek çocuğu olmamdı. Anne ve babamı emanet edeceğim başka bir kardeşim olmadığından da İznik dışına çıkmayı hiç düşünmedim. Çocukluğumdan beri sanata ilgim yüksekti. Edebiyata ve eskiye, geçmişe meraklıydım. Eski olan her şey ilgimi çekiyor ve ondaki yaşanmışlıklar beni heyecanlandırıyordu. Bunun yanı sıra resmimde kuvvetliydi.

Birgün odamdaki kitaplığı toplarken ilkokulda derece aldığım bir resim yarışmasında hediye edilen dolma kalemi buldum. İşte benim için kırılma noktası bu dolma kalem oldu! Fırça kabiliyetimi İznik’in en eski ve değerli çini sanatına yönlendirebilirdim. Tabii bu zorlu ve zahmetli bir süreçti. Çok gençtim, daha 17 yaşındaydım. Ama girişimci ruhum o deli çağımda bana azimli bir olgunluk katıyordu. Çini deyip geçmeyin. Meraklılarının kanına girer, bağımlılık yapar. Elini veren sadece kolunu değil vücudunu, beynini, hayatını da kaptırır. Tabii o dönemde İznik’te şimdiki kadar geniş imkan ve atölye yoktu. Beş yıl boyunca çeşitli atölyelerde eğitim aldıktan sonra, tabiri caizse atölye tozunu iyice yuttuktan sonra 2007 yılında İznik Kırmızı Çiniyi kurdum. Hiç bir zaman “tamam ben oldum, ustayım” demedim. Çünkü bu sanat  derya deniz, sonu yok. Her geçen gün fırçanız sizinle büyür, gelişir, olgunlaşır. Küçük bir butik atölye olarak kurulan Kırmızı Çini’nin gelişerek bu günlere gelme sürecinde en büyük destekçimde eşim oldu.

-Peki, İznik Çinisi’nin tarihi serüveni nasıl gelişti?

İznik milattan önce 316 yıllarına kadar dayanan tarihinde bugüne kadar birçok kültürel ve mimari değişikliğe uğramış. Arkeoloji tarihinde de Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı Türklerine ait eserler bulmak mümkün.Türk çini sanatının Karahanlılar dönemine ait yapılarda görülmeye başlaması bin yılı aşmış bir geçmişe sahip olduğunu gösteriyor ama asıl köklü değişim Büyük Selçuklular’la başlayıp, Anadolu Selçukluları’yla devam etmiş olması. Anadolu Selçukluları, Büyük Selçuklular’dan kalan bu mirası, Anadolu’nun kültürel mirasıyla birleştirerek başarılı bir senteze ulaşmış. Firuze, kobalt, yeşil, mor ve siyah renklerin kullanıldığı sıraltı tekniğinin en güzel örnekleri Kubadabad Sarayında görülebilir. Anadolu Selçuklu devletinin dağılmasından sonra çini geleneğini sürdürme çabası, Anadolu’da kurulan beyliklere düşmüş ve nihayet Osmanlı Devleti’nin kuruluşuyla yeni bir dönem başlamıştır. “İlk Osmanlı dönemi” olarak adlandırılan çinileri İznik Yeşil Cami minaresinde, Bursa Yeşil Cami ve türbesinde görebiliriz. Sarayın da desteğiyle özellikle 15 ve 17.yy arasında İznik, önemli bir çini üretim merkezi haline gelmiş. 17. yüzyılda da İznik'e gelen Süleymen Çelebi, şehrin dokuz mahallesinde halkın çini ve çanak çömlek imal ederek geçimini sağladığını ve İznik’te 340 adet çini fırının bulunduğunu Seyehatname’sinde belirtmiştir.
 

İZNİK ÇİNİSİ KENDİNİZİ İYİ HİSSETMENİZİ SAĞLAR

-Geleneksel İznik Çinisi’nin farkı ve özellikleri nedir? 

İznik çinisini ayıran ve değerli kılan hamurunda kullanılan kuvars. Hiç elinize aldınız mı bilmem. Kuvars enterasan bir taştır. Altıgen kristalleri iri iri ve su kadar berraktır. Dedelerimiz bu yarı değerli madene “necef” adını vermiş ve Osmanlı döneminde mücevher yapımında kullanılmış. İznikliler de çininin hamurunu neceften tutar, tabiri caizse neceften necef yaparlar. Bu madenin bir diğer özelliği de insanı pozitif etkilemesi. Kuvarsın çekme özelliği insanlarda İznik çinisine devamlı dokunma isteğini uyandırıyor. İznik çinisi insanın üzerindeki stresi emiyor. Bu gizemli taş asla ısınmaz ve avucunuzu serin tutar. Onun sırlarla yüklü yapısı oldum olası bende merak uyandırmıştır. Çini olmakla şekli değişir ama yapısı bozulmaz. İznik çinisi gözeneklidir ve duvara suni teneffüs yaptırır. Altı ıslanmaz, ısınmaz, soğumaz. Çini kaplı bir duvar uzun ömürlü olur.
 

TAM 72 GÜNDE HAYAT BULAN SANAT

-Nasıl bir yaratım sürecine sahip?

Bir çini objenin alt yapısından başlayarak raflarımızdaki yerini alma süresi tam 72 gündür. Kuvars, kum, kil ve silisyumdan hazırlanan çini hamuru, cam plakalar üzerine bez konularak ahşap çerçeveler içine el basıncı ile sıkıştırılır. Hamur bu haliyle nemine göre üç gün ile bir hafta arasında kurumaya bırakılır.  Ahşap kalıplar içinden alınan kuru plaka elde zımpara ile gönyelenerek pahlanır. Çini hamuru içinde görülen irili ufaklı hava boşlukları hamurun karıştırılması ve elle sıkıştırılması sırasında oluşur. Bu boşluklar,çininin genleşmesini süspanse ederek hamurun çatlamasını önler. Bu yüksek kuvarslı çini hamurları pişirilir ve 45 günlük süre sonunda fırınlardan boşaltılır. Bu fırınlanmış plakalara bisküvi diyoruz. Bisküvi plakalar üzerine, desenlerin çizileceği yüzeyi elde etmek için 2 mm kalınlık oluşturacak şekilde yine içinde kuvars bulunan astar dökülür. Kuruyan astarlı plakalar ikinci defa pişirilir.

 Daha sonra eskiz kağıdı üzerine klasik ya da tasarımını yaptığımız desenler aktarılır ve iğne uçlu kalemlerle delinir. Bu şablonlar kömür tozu aracılığıyla astarlı plakaya aktarılır. Desenin konturleri siyah boya ve samur fırça ile sabitlenir. İşte işçilik bu aşamada meydana çıkar. Bu konturler içine desene göre belirlenmiş renklerle boyanan çini plaka, boyaların kuruması için bir gün bekletilir. Hazırlanan sır karışımı dekorlu plaka üzerine dökülür. Bu işleme sır çekme diyoruz. Sır çekilen plaka tamamen kuruyuncaya kadar beklenir. kuruduktan sonra fırına yerleştirilir ve 900-920 derece arasında üçüncü pişirim gerçekleşir ve çinimiz 72 günlük serüvenini tamamlamış olur.
 

GEÇMİŞLE ŞİMDİNİN BULUŞMASI

-Özgün yorumlar da katıyorsunuz eserlerinize, siz nelerden besleniyorsunuz?

Aslında ben bu konuda biraz gelenekçiyim. Çünkü İznik çinisi bir tarih ve ben bu klasiğin dışına çıkmayı fazla sevmiyorum. Yaptığım tasarımlara mutlaka orjinal desenler ekliyorum. Sahi'yle çalışırken de bu böyle. Klasik desenleri katarak modernize edilmiş bir İznik çinisi tasarlıyoruz. Bu şekilde klasiğin içine kendi yorumumu katarak yaptığım her tasarım beni heyecanlandırıyor. Bundan büyük keyif aliyorum.
 

RENKLERİN HUZURLU DÜNYASI

-Çinide renklerin ilişkisi ve anlamı nedir? 

Atölyemin adından da belli olduğu üzere kırmızının bendeki yeri ve cazibesi ayrı. Ama asıl güzellik beyazında! Kristaller sizi derinlere çeker, hayallerin kapılarını aralar. İznik çinisinin kırmızıları mercanı, malaşit yeşili, turkuazı firuzeyi andırır. Mavileri lapisleri çatlatır. Ona takılanlar kah maziye dalar, kah sonsuzu arar!

-Türkiye’de ve dünyada çiniye ilgi nasıl? 

Bütün el sanatlarında olduğu gibi İznik çinisi de Türkiye’de hakettiği değeri yeteri kadar bulamıyor. Fakat dünya genelinde bakıldığında İznik bir marka. Onlar İznik çinisini çok daha iyi biliyor ve değer veriyor.El yapımı ve geleneksel yöntemlerle üretiliyor olması, yurtdışında İznik çinisine çok değer katıyor.
 

SAHİ KARAKÖY’İN TERASINDA KENDİ TABAĞIMDAN YEMEK YEMENİN KEYFİ PAHA BİÇİLEMEZ

- Sahi için tasarladığınız tabaklar da yemek keyfini katlıyor, daha lezzetli bir hal alıyor yemek yemek. Ne dersiniz?

Sahi'yle çok iyi bir iş ortaklığımız var. Birbirimizin dilinden çok iyi anlıyoruz ve bu keyif yaptığımız işe yansıyor. Her projemiz farklı bir heyecan benim için. Genelde lokumluklar, kahve fincanları, kolyeler gibi günlük hayatta da rahatça kullanılan ürünler tasarlıyoruz. Servis tabaklarıda bu doğrultuda yola çıkan ve çok keyifle gelişen ürünler. Sahi terasta kendi ürettiğim tabağın içinden yediğim yemeğin tadını ve hazzını unutamam herhalde!

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

E-Bülten Listemize Kayıt OlunYeni ürünler, yazılar ve size özel önerilerimizden haberdar olmak için e-posta listemize kayıt olmak ister misiniz?