Anasayfa > Şehir Hatları > Şehir Kültürü

Şehir Kültürü

10 Şubat 2015  |  0 yorum  |  Ufuk Kaan Altın

Kadından Meyhaneci olur mu? Âlâsı olur...

Son yıllarda mutlulukla görüyorum ki kadınlar daha çok dışarı çıkıyor. Sadece müşteri bazında değil, işletmeci ya da aşçı olarak boy gösteriyorlar çeşitli mekânlarda. Kadın eli değince güzelleşiyor dünya...

Kadından Meyhaneci olur mu? Âlâsı olur...

Sevgili Ali Deniz (Uslu), “Abi sergiye (Anadolu'da Kadının İzi/Veliye Martı) geliyorsun değil mi? Gel, lütfen, bir de kadınlarımıza dair bir yazı verirsen süper olur” deyince ilk aklıma gelen kadın meyhaneciler oldu. Tuhaf gelebilir size belki, “Ne alaka?” diye sorabilirsiniz. “Dervişin zikri ne ise, fikri de oymuş” derler ya, o hesap bizimkisi... Reklama girmeden meyhaneler üzerine bir kitap yazdığımı söyleyeyim öncelikle. 

Ezber bozuluyor

Ali Deniz'den oluru alınca bir düşündüm. Kitabı yazarken ziyaret ettiğim onlarca meyhanede dikkatimi çeken başlıca konulardan biri bu olmuştu. Bir yandan çok sevinmiş, diğer yandan ilginç bulmuştum kadınların meyhaneciliğe soyunmasını. Ne de olsa meyhane kültürü, genel olarak erkek egemen bir topluluk çevresinde dönüyordu. Ezber bir anlamda bozulmamıştı henüz. Ama son yıllarda mutlulukla görüyorum ki hem müşteri bazında, hem de işletmeci ya da aşçı olarak kadınlar meyhanelere girdi, giriyor. “Kadından meyhaneci olur mu yahu?” diye düşünebilirsiniz. Düşünmeyin; bal gibi oluyor, çok da güzel oluyor hatta.

Esin Şerbetçi, Şehbender 14'ün zarif yüzü. 

Kadın eli değince

Kitabıma aldığım 50 meyhanenin en az 10-15'ini kadınlar işletiyor ya da mutfağında ter döküyorlar. İyi ki bu alana da el attılar çünkü onların eli değince, her yer güzelleşiyor bence. Onların elinin değdiği meyhaneler daha bir özenli, daha derli toplu, temiz, düzenli, şık.

Uzun uzun sohbet etme imkânı buldum hepsiyle. Çok da keyif aldım. Bilinçlerinden, iş aşklarından, hep daha iyiye, güzele ulaşma arzularından etkilendim. 

Niyaz Arığ ile Elif Tekir (soldan sağa), kadın dayanışmasının güzel örneği. 

Biraz saygı

Erkeklerin hakim olduğu -maalesef sayısı çok- her alana girmeli kadınlar. Ellerinin hamuruyla erkek işine karışmalılar. Dirençli, ısrarlı olmalılar. Tepkilere boyun eğmemeliler. Biz erkekler de destek olmalıyız onlara. Kadınların yanlarında durmalıyız, önlerini açmalı, yaptıklarını ve bundan sonra yapacaklarını takdir etmeliyiz. Kadına yönelik şiddetin ne yazık ki çığırından çıktığı bu topraklarda en çok ihtiyaç duyulan, biraz empatiden, saygıdan, şefkattan fazlası değil.  

Saliha Tarar, eşinin vefatı sonrası Kuleli Meyhane'nin başına geçmiş. 

Ben, kadın-erkek eşitliğine inanmıyorum. Kadının erkekten daha zarif, incelikli ve üstün olduğunu düşünüyorum çünkü. Boğucu, bizi kısıtlayan, üzen, canımızı sıkan, mutsuz eden düzenden  kurtulacaksak eğer, kadınlar sayesinde olacak bu. Buna, tüm kalbimle inanıyorum... 

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

E-Bülten Listemize Kayıt OlunYeni ürünler, yazılar ve size özel önerilerimizden haberdar olmak için e-posta listemize kayıt olmak ister misiniz?