Anasayfa > Şehir Hatları > Şehir Kültürü

Şehir Kültürü

18 Mayıs 2015  |  13 yorum  |  Ali Deniz Uslu

Şerif Yenen ; Herkes hayatın ve İstanbul’un detaylarının peşinde.

Şerif Yenen turizm uzmanı, seyahat yazarı, turist rehberi, film yapımcısı, konuşmacı ve iyi bir İstanbullu. Bu şehre duyduğu tutku büyük. 

Şerif Yenen ;  Herkes hayatın ve İstanbul’un detaylarının peşinde.

Çeyrek yüzyıldır rehberlik yapıyor, dile kolay! Zaten o yüzden hayatım iki bölüm diyor: “Biri rehberliğe başlamadan önceki hayatım, diğeri de sonraki.” İşini seviyor, emekli olmaya da hiç niyeti yok! Bizi bizden iyi tanımaya çalışanlara rehber olmanın tadını çıkarıyor. Düzenlediği her tur bir serüven, her seferinde kendi de İstanbul’dan yeni bir şeyler öğreniyor, keşfetme heyecanı hiç bitmiyor. Biz de Şerif Yenen’i Sahi Karaköy’de ağırladık. Demi yerinde çayımızla sohbetimizi ettik. İşte bu güzel sohbetten kağıda düşenler…

-Nedir İstanbul’la ilişkiniz, ne zaman ve nasıl başladı? 

Ben İstanbul’a göç edenlerdenim. Eğitim için Kuleli Askeri Lisesi’ne geldim ve dönmedim, dönemedim. İşin aslı sonradan İstanbullu oldum.

Hayatım da iki bölüm; biri rehberliğe başlamadan önceki hayatım, diğeri de sonraki.

-Rehberliğe başlayalı 25 yıl olmuş, dile kolay çeyrek yüzyıl. Nasıl bir hayat tecrübesi bu? 

Şehrimiz, ülkemiz, geleneklerimiz gerçekten çok güzel, zengin ve dopdolu. Böyle bir kültürün içinde rehber olmak büyük keyif. 

Çünkü bizi bizden daha iyi tanımaya çalışan insanları gezdirirken hergün kanıksadığımız hayatın ve günlük rutinin dışına çıkıp bu şehre yeniden aşık oluyorsunuz. İçinde yaşadığımız mucizenin farkında değiliz, görmüyoruz, bu alışma hali bizi kör ediyor. Güzellikleri görmekten alıkoyuyor. Iskalıyoruz hayatı… İşte turistlerle İstanbul’u yeniden keşfetmek, bu bakış açısı, onların hayranlığı ve şaşkınlığı heyecan veriyor.

- Bu işin emekliliği de yok! 

Evet, 25 yıldır insan aynı mesleği yapıp sıkılmaz mı? Ben sıkılmıyorum, bu işin emekliliği yok! Dedim ya benim önceki İstanbul’um, bir de rehber olduktan sonraki İstanbul’um var. Son 25 yıldır başka bir İstanbul’dayım, bu şehirde yaşamaktan gurur duyuyorum, Herkes de duymalı, sahiplenmeli. Taşıdığımız anlam büyük. Dünyada eşi benzeri olmayan bir medeniyetin kalbindeyiz, taşıdığımız kültür mirası inanılmaz. Tabii tam biz böyle derken Yenikapı kazılarında bulunan Neolitik dönem buluntuları İstanbul tarihini beş bin yıl geriye götürdü. Tarih kitapları değişti! Bu yetmez mi? 

 -Turlarınıza katılan yabancı turistleri ilk olarak ne etkiliyor?

Yabancılara soruyoruz “En çok ne hoşunuza gidiyor?” diye. Cevap net; Türk insanı! Bu coğrafyanın kendine özgü saflığı, misafire gösterdiğimiz samimiyet, hatta köle olma derecesindeki yakınlık onların aklını başından alıyor. İnsanlar artık samimiyetle yola çıkıyor. Kültürel etkileşim ve yerelleşme de çok önemli. 

-Günümüzde İstanbul’daki keşif rotaları nasıl evriliyor? 

Her ne kadar yeni trend keşif olsa da yabancıların şehirde kalma ortalamaları çok düşük; yaklaşık iki buçuk, üç gün. İstanbul’u keşfetmek için bu süre asla yetmez. Ya çok panaromik ya da eksik keşifler oluyor böyle olunca da . Ben turlarımda Galata yürüyüşü, Karaköy yürüyüşü, Kapalıçarşı, Süleymaniye, Mısır Çarşısı arasında rotalar belirliyorum. Hatta vapura atlayıp, Kadıköy, Üsküdar Çarşısı’na geçiyoruz. Kuzguncuk ve Karacaahmet de önemli duraklar. 

-Avrupa Yakası mı Anadolu Yakası mı? 

Anadolu Yakası’nın kendine özgü durağan havası benim daha çok hoşuma gidiyor. Batı’da kaos var, Anadolu’da dinginlik. Kuzguncuk’un bu yüzden bendeki yeri özel.

İSTANBUL PAYLAŞMAYI SEVİYOR

- Artık herkes keşfetmenin peşinde, nasıl ve nerede başladı bu değişim? 

Dünya değişiyor, insanlar azla yetinmiyor. Elbette Türk insanı da değişti. 30 yıl önceki gibi değiller. Bir kere teknolojiyi çok iyi kullanıyorlar. En önemlisi de paylaşmayı çok seviyorlar. Hareketliyiz ve sokağa katılıyoruz. Bunun yaşı da yok! Herkes hayatın ve İstanbul’un detaylarının peşinde.

- İstanbul keşif tutkusu için bitmek tükenmek bilmeyen bir hazine! 

Elbette! Turlara gelenler çalışarak geliyor, her şeye hakimler. Bilgi açlıklarını dindirmek istiyorlar. İşte tüm bunlar çok büyük artılar bizim için. Zaten kültür turu yapan çok fazla acenta var. Biz de turlarımızda arkeologlar, kazı başkanları gibi billim insanları ile yola çıkıyoruz. Çünkü ne kadar bilgi o kadar ilgi. Bu turlarda hepimiz gelişiyoruz. İçini doldurmamız gerekir yaptığımızın.

KRUVAZİYER TURİZMİ ÇOK ÖNEMLİ

-Peki İstanbul turizmden yeterince faydalanabiliyor mu?

Şu an 12 milyon turist alıyor İstanbul. Rakipler 40 milyonun üzerinde. Türkiye turizm pazarın ilk yedide, toplamda da yıllık 35 milyon turist alıyor. Bu turistlerin büyük kısmı Akdeniz’e güneş ve deniz için geliyor. Elbettte bu da önemli ama ucuz turlar, paket programlar, rekabet avantajı elde etmek için yapılan kampanyalar turizmi olumsuz etkiliyor. Yeni oteller için doğa katledilip, arkeolojik eserler yok ediliyorsa zaten bindiğimiz dalı kesiyoruz demektir. Burada çok hassas bir nokta var, sınır bilmek ve “dur” diyebilmek gerekli. Fazla kazanmak için her şey mübah olmamalı. İstanbul’a gelenler ya kültür ya da kruvaziyer turizm için geliyor. Kruvaziyer turizmi bu noktada çok önemli çünkü Türkiye’yi doğrudan rotasına almayanlar İstanbul’u bu şekilde keşfediyor ve tadı da damaklarında kaldığı için yeniden geliyorlar. 

BEN KENDİ TURLARIMIN KATILIMCISIYIM

- Her turunuz bir serüven, peki turlarınızda olmazsa olmazlarınız neler? 

Çıktığım her turda, tur programında olmayan bir yere gitmeyi deniyorum. Ayrıca fotoğraf makinem de hep yanımda. Yani ben kendi turlarımın katılımcısıyım. İlla farklı bir yerler keşfetmeliyim, ben heyecanlanmalıyım ki katılımcılar da heyecanlansın. Tabii kaybolmak da var işin içinde. Belki de en güzeli İstanbul’da kaybolmak. O yüzden aynı gibi görünse de hiçbir turum birbirine benzemez. Ayrıca sokak lezzetlerine özellikle önem veririm. Zaten esnaf harika! Hemen çayla gelirler ve sohbet başlar.

ÇAY EN SOSYAL İÇEÇEK

- Çay içerken harika bir fotoğrafınız var. Onu görenin canı çay çekiyor! Biz de Sahi olarak “Gün bir çay söyleyince başlar” diyoruz.

Çay sosyal bir içeçek. El sıkışmak, selamlaşmak gibi. Sokakta, vapurda, her yerde…. Çay hayattır gerçekten de.

KAPALIÇARŞI’YI HERKES YENİDEN KEŞFETMELİ

-  İstanbul’u nereden keşfetmeye başlamalı, hangi rotalar seyredilmeli?

İstanbullu gezginler en çok Boğaz turunu seviyor ama müzikle göbek atmak değil bahsettiğim. Tarihi anlatan turlar çok önemli. Yalılar, yaşanmışlıkları, hikayeleri, efsaneleri… İyi bir Boğaz turu yapmadan İstanbul’dan ayrılmak büyük eksiklik. Elbette Kapalıçarşı da öyle. Malum Kapalıçarşı tarih boyunca hayatta kalma mücadelesi vermiş, hala da veriyor ama dimdik ayakta. Şimdi de Çin malı istilasına rağmen bunu yapıyor. Ben de herkesi Kapalıçarşı’yı yeniden keşfetmeye davet ediyorum. İstiklal Caddesi, Balat, Mimar Sinan yürüyüşleri, Bizans rotaları da popülerleşmeye başladı. Musevi müzeleri, sinagog rotaları da geliştirilebilir. Kariye, Fatih bölgesi, aslında mezarlıklar bile tur alanı. Çünkü orada da büyük bir tarih yatıyor.

AYASOFYA’NIN MERMER USTALARI İPEK BÖCEKLERİ

- Bu şehirde binbir hikaye, binbir macera var. Anlatmayı ya da dinlemeyi en çok sevdiğiniz hangisi?

Ayasofya’nın mermer kaplamalarının en azından yarısı simetrik dizaynda. Bu simetri nereden geliyor? Herkesin cevabı ortak, mermeri iki kesersen simetrik olur. Peki altıncı yüzyılda mermer nasıl bu kadar pürüzsüz kesilir? Cevabı şaşırtıcı. Bizans döneminde iki tane taş ustası bastonlarının içine sakladıkları ipek böceği kurtçukları ile İstanbul’a gelir. Zaten sonra ipek böcekçiliği başlar, sonra Bursa’ya kayar. İşte bir kozadan ağaşı yukarı bir kilometre uzunluğunda ince ipek ipliği çıkar. Bunların bir demeti, yaklaşık otuz kırk tanesi birleştirilip burgu yapılınca dünyanın en sağlam doğal ipi çıkar ortaya. Bu ip mermeri kesmede kullanılan malzeme! İki uçtan gerilip testere gibi, su ve kum yardımı ile büyük ihtimalle yıllar süren bir kesimle, sıfır hatayla ayrılır mermerler birbirinden. İşte ben bunu anlatmaktan bıkmıyorum, dinleyenler de şaşırmaktan... 

-Siz ve ekibinizin yaptığı “İstanbul Unveiled” belgeseli çok önemli bir adımdı. Yeni çalışmalarınız var mı?

Belgesel çok iyiydi, istenileni yaptı. Şimdi “En Bilinmeyen Yönleri ile İstanbul” isimli bir çalışmamız var. Bir de sokak lezzetleri üzerine bir şeyler yapmayı çok istiyorum; gerçek sokak lezzetleri, vazgeçemediklerimiz…

-O zaman sizden sokak lezzeti rotaları da alalım…

Büyük Postane sokağında bir kokoreçcim var. Tok olsam da oralardaysam onu asla ıskalamam. Mısır Çarşısı’nın yan sokağında da bir künefeci var. Efsane bir lezzettir, gidin arayın bulun! Balıkpazarı’nda bir kellecim var mesela. Sonra Sahi’de lokum yapımı enfes bir tecrübe, ve de baklava tabii, üstüne çay kahve… Yine Büyük Postane’nin oralarda “Doktor Ali” diye bir adam var. Hanın içinde, girişinde çiğ köfte yapıyor ama böyle bir şov yok. Yapraklar havada, limonlar öyle… Karaköy ve Eminönü’nde balık ekmek, Beyoğlu’nda tantuni… Bunlar vazgeçilmez lezzetler. İşte yabancı ziyaretçilere bunları keşfetmeleri için de mihmandarlık yapmak gerekli. Yeni film çalışmam bununla ilgili olacak.

Bu yazı hakkında toplam 13 yorum bulunmaktadır. Sizde yorum ekleyebilirsiniz >

Yorumlar

Lale gulizar
Yazan: Lale gulizar   14.6.2015 13:33:51 - 13:33:51Keylfkl ve cok okunasi olmus, ellerlnlze saglik
Gamze önal
Yazan: Gamze önal   14.6.2015 13:39:45 - 13:39:44İki değerli isim bu röportajda buluşmuş, harika
Ayşegül karmar
Yazan: Ayşegül karmar   14.6.2015 19:29:42 - 19:29:41Acayip keyifli olmuş, ellere sağlık sahi ekibi
Fırat Bozok
Yazan: Fırat Bozok   15.6.2015 08:48:04 - 08:48:03Ali Deniz beyin yeni kitabını, Şerif Yenen'in de yeni belgeselini heyecanla bekliyoruz....
Ziya Levent Aybay
Yazan: Ziya Levent Aybay   18.6.2015 14:08:33 - 14:08:32Önerdiği sokak lezzetleri gerçekten klasik rehber mantığından uzak yerler.. Onunla gezenler çok şanslı demek ki..
özlem alik
Yazan: özlem alik   18.6.2015 20:18:09 - 20:18:09Ellerinize saglik
Derya Kolab
Yazan: Derya Kolab   28.6.2015 16:28:45 - 16:28:45Evet, yeniden İstanbul'u keşfetmeli.... Teşekkürler
Kamile aydın
Yazan: Kamile aydın   28.6.2015 22:29:04 - 22:29:03Sahi'de ne yediysem güzel ne aldıydam kaliteli, ne okuduysam keyifli
Sergen Yalkılday
Yazan: Sergen Yalkılday   5.7.2015 21:13:03 - 21:13:03Kadıköy tarafına da bir şube açmayı düşünmez misiniz?
Faruk Katar
Yazan: Faruk Katar   5.7.2015 21:18:59 - 21:18:59Roportajlsr bir harika
recep ozalp
Yazan: recep ozalp   5.7.2015 21:29:26 - 21:29:25Karakoy deki en keyifli mekanlardsn biri Sahi
Administrator
Yazan: Administrator   7.7.2015 - 12:20:38Sergen Bey, şu an Karaköy ve Balat şubelerimiz bulunmaktadır. İlerleyen dönemler için neden olmasın?
Feridun babil
Yazan: Feridun babil   8.8.2015 23:38:47 - 23:38:47Gece gece içim açıldı

Yazıya Yorum Ekleyin

E-Bülten Listemize Kayıt OlunYeni ürünler, yazılar ve size özel önerilerimizden haberdar olmak için e-posta listemize kayıt olmak ister misiniz?