Anasayfa > Şehir Hatları > Tarih

Tarih

21 Mayıs 2015  |  0 yorum  |  Ufuk Kaan Altın

Tarihin Akışını Değiştiren Arzu Nesnesi

Hayatımızın vazgeçilmezi baharatlar. Uğruna savaştığımız, tarihin akışını değiştiren arzu nesnesi. Düşünün baharat olmasaydı hayat ne kadar tatsız olurdu, değil mi?

Tarihin Akışını Değiştiren Arzu Nesnesi

Hayal edin; Mısır Çarşısı'nın Eminönü'ne açılan görkemli kapısından attınız adımınızı içeri. Gözleriniz dışarıdan gelmenin etkisiyle kamaştı başta. Ama sağlı sollu dükkanları aydınlatan ışıklar, yetişti imdadınıza ve adeta bir masal şehrindeymişcesine büyülü bir atmosfere girmenin heyecanı sardı içinizi. Rengarenk dört bir yan. Aktarlar başköşede; envai çeşit ürünleriyle. Gözünüz boyanıyor bu renk cümbüşüyle ama önce burnunuz fark ediyor ne kadar özel bir yerde durduğunuzu. Etrafınızı saran rayihanın etkisi, baş döndürücü. Kokulardan sarhoş olmamak ne mümkün.   

Uğruna savaşmışız    

Hiç düşündünüz mü hayatımızda bu güzellikler olmasaydı ne yapardık? 

Geçmiş çağlarda uğruna savaşılan, altınla eşdeğer tutulan hatta daha değerli kabul edilen, dünya tarihinin akışını değiştiren baharat, insanlığın var olduğu günden beri hayatın odağında.  

Arapça bahar kelimesinden türeyen baharat, güzel kokulu bitki anlamına geliyor. Bir başka yaklaşım için Sanskritçe'ye bakmak lazım. Bu dilde baharat kelimesi, Hindistan demek. İlişkiyi siz kurun. Uğruna savaşların yapıldığı baharatın, pek çok türün anavatanı olan Hindistan ve tabii ki Asya'dan Batı'ya taşındığı gerçeği ortada. O zamanlar İpek Yolu ve Baharat Yolu revaçtaydı. Daha doğrusu, başka yol bilinmiyordu baharat ve diğer ticari malların Uzakdoğu, Asya ve Ortadoğu'dan Batı'ya taşınması için. Deniz seferleri yaygınlaşır, Ortaçağ ve sonrasının Batılı kaşifleri birer birer sahneye çıkarken, tarihin akışı da değişmeye başlar. Çok pahalı olan, Batı'da sadece zenginlerin erişebildiği baharata el koymaktır kaşiflerin amacı; yeni ülkeler bulmak, altına; dolayısıyla paraya ulaşmakla birlikte. Tarih böyle yazılmış. Kristof Kolomb'un Hindistan'a diye yola çıkıp Amerika kıtasına ulaşması tesadüf olsa da konu yine baharatla ilgiliydi. Bu keşifler sayesinde Tarihi Baharat Yolu, önemini yitirdi belki ama baharatın değeri her zaman bilindi, biliniyor. 

Atalarımızdan bugüne

“Neredeyse insanlık tarihi kadar eski” dedik başta baharat ve kullanımı için. Lezzete ulaşma arzusu ve merak, yayılmasında asıl etken. Muhtemelen atalarımız, avladıkları hayvanların etlerini çeşitli bitki kökleriyle ve tohumlarıyla pişiriyor ya da yapraklara sarıyordu. Alın size temel gastronomi. Biz onlardan alıp geliştirmişiz. Tohumları ezmişiz, öğütmüşüz, toz haline getirip öyle kullanmışız baharatı. Kimi zaman tane olarak bırakmayı tercih etmişiz. Onun güzelliği de ayrı tabii... 

Olmazsa olmazı hayatın

Tarih sayfalarından bugüne gelelim yavaş yavaş. Yemeği lezzetlendirme, farklılaştırma adına kullandığımız en önemli malzeme, çeşitli baharatlar. Pişirirken olduğu kadar sunum sonrasında da onlara başvuruyoruz. Hatta doğal meralarda, dağ başlarında, ovalarda otlayan hayvanları makbul sayıyoruz ki doğrusu da bu. Sözgelimi kekik otlayan hayvanların etini yerken o tadı alıyoruz. Örnekler çoğaltılabilir... 

Kendinize bir sorun

Hangimiz şöyle güzelce helmelenmiş bir kuru fasulye üzerine pul biber ekmez? Tane tane bir pilava karabiber ne de yakışır. Kebabın yanında gelen soğan sumaksız olmaz sonra. Çöp şişe mutlaka kimyon konulur. Pastırma çemensiz olmaz, olanı da işe yaramaz. Kuru nanesiz mantı yenmez. Batılıların pepper steak'i (biberli biftek) göz yaşartır yerken ama seveni çoktur, atlamayalım. Anasona ne demeli peki? Anason olmasaydı pek çok içki öksüz kalırdı, o kadarını söyleyeyim. 

Hayatımızın vazgeçilmezi baharatlar. Kesin bilgi, yaymakta fayda var! Düşünün onlar olmasaydı hayat ne kadar tatsız olurdu; değil mi?

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

E-Bülten Listemize Kayıt OlunYeni ürünler, yazılar ve size özel önerilerimizden haberdar olmak için e-posta listemize kayıt olmak ister misiniz?