Anasayfa > Şehir Hatları > Tarih

Tarih

15 Ağustos 2015  |  0 yorum  |  Erk Acarer

Üç kaşığa satılan elmas

Bugün dünyanın en büyük elması olarak bilinen 191 karatlık Kuh-i Nur, yani nam-ı diğer “Işık Dağı” elması Hindistan’da bulunmuştur. Hindistan’da bulunan elmasın İngiltere krallık hazinesinde saklanıyor olması, tüm elmas tarihin kısa bir özetidir. 

Üç kaşığa satılan elmas

Uçuk pembe renkli bir taş olan ve Farsça adıyla Derya-i Nur elması, yaklaşık 185 karatlık ağırlığıyla dünyanın en büyük ikinci elması sayılmaktadır. Işık Denizi, İran Milli Bankası’nda saklanmaktadır. Brezilya’da bulunan ve “Güney Yıldızı” olarak anılan en büyük elmaslardan biri de 128 karttır. 

Topkapı Saray’ında saklanan Kaşıkçı Elması ise, dünyanın en büyük 22 elması arasında bulunmaktadır.  

Değerli taşların ilginç hikâyeleri vardır. Aralarından bazıları uğursuzluklarıyla meşhurdur. Kaşıkçı elması uğursuzluk ve ölüm getirmese de talihsiz bir öykü olarak bilinmektedir. 18. asır vakanüvislerinden Raşid, Kaşıkçı Elması’nın sıra dışı hikâyesine dokunmaktadır. 

Elmas, Bizans’ın kara surlarının Galata’ya ulaştığı taraftaki, Eğrikapı’da bulunur. 

Kapının adının eğriliğinden dolayı bu ismi aldığını rivayet edenler vardır. Oysa Evliya Çelebi, konuya daha ilginç bir açıklama getirecektir. Bölgenin, fetihten sonra Adadolu’dan gelen Eğridirlilerin bu bölgeye yerleştirildikleri için bu adla anılmış alabileceğine dikkat çeker. 

Kapının eğri oluşunun nedenlerinden biri de göz yanılmasına bağlanır. İstanbul, 674 yılında Araplar tarafından ablukaya alınır. Ancak Konstantinapolis ele geçirilemez. 18. yüzyılda, bu kuşatma sırasında şehit düşenlerin mezarları keşfedilir. Kızlar ağası Beşir, kapının hemen önüne bir türbe yaptırır. Hazreti Hafız’ın türbesi, eğimli bir noktadadır. Bu nedenle kapı eğri görünmektedir. Bizanslılar el işleriyle süsledikleri ayakkabılarına “kaliga” adını vermişler ve Eğrikapı’ya bir ayakkabı imalathanesi kurmuşlardır. Bu nedenle kapının Bizans dönemine ait eski adı, “Porta Kaligaria” olarak bilinmektedir.

1699 yılında Kaligra kapısında ya da Eğrikapı çöplüğü civarında dolaşan baldırı çıplak tayfasından biri yuvarlak bir taş bulur. Ancak bu taşın üzerinde durmaz ve onu Kapalıçarşı’ya götürüp üç kaşığa değiştirir. 

Kaşıkçı bu taşı on akçeye bir kuyumcuya satar. Ancak kuyumcu büyük bir hata yapıp taşı arkadaşlarından birine gösterir. Bunun çok kıymetli bir elmas olduğu böylece anlaşılır. Kuyumcunun arkadaşı sus payı isteyince aralarında kavga çıkar. Mesele kuyumcu başına akseder. Kuyumcu başı taşı birer akçe karşılığında birbirine düşen arkadaşlardan alır. Ancak taşın çilesi ve yolculuğu bitmemiştir. Olayı Sadrazam Köprülü Fazıl Paşa duymuştur. Taşa el koymaya hazırlandığı sırada padişah işe karışır. Aslında taşı ele geçirmek konusunda herkes acemice davranmış sonunda tüm yaşananlar IV. Mehmet’in kulağına kadar gitmiştir. Sultan elması saraya getirip elmas ustasına teslim eder. Nadide elmas Topkapı sarayındaki yerini böylece bulur. 

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

E-Bülten Listemize Kayıt OlunYeni ürünler, yazılar ve size özel önerilerimizden haberdar olmak için e-posta listemize kayıt olmak ister misiniz?